Salı, Aralık 29th, 2009 3 views
İşte soru : “Acaba hamilemiyim?”
Soruyu kendine soran bayanlar her zaman şu cevabı alır; harekete geçmeli!
Sorunun cevabını nasıl alacaksınız?
Bazı belirti ve bulgular size bu sorunun cevabının “evet” olma ihtimalinin yüksek olduÄŸunu gösterir. Bunlar:
Beklenen adetin başlamaması
Görülen adetin niteliklerinin normalden farklı olması (miktarın, adet görme zamanının, beraberinde oluşan belirtilerin, öncesinde oluşan belirtilerin farklı olması)
Memelerde dolgunluk, hassasiyet, memeucunda koyulaşma, memebaşında karıncalanma hissi
Karnın alt kısmında dolgunluk, şişkinlik ve bazen hassasiyet
Bulantı ve bazen kusma
Yorgunluk, uykuya eğilim, başdönmesi
Sık idrara çıkma
Vajina salgılarının artması
Bu belirtiler muhtemel bir gebeliğin habercisidir. Kesin bir gebelik varlığını göstermezler, zira başka durumlara bağlı da ortaya çıkabilirler. Kesin tanı için gebelik testi yapılmalı ve ultrasonda gebelik gözlenmelidir.
Kesin cevabı nasıl alacaksınız?
GEBELİK TESTLERİ
Gebelik rahimde (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır.
Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.
İdrar testleri:
Kanda ß-HCG belli bir eÅŸik seviyesine ulaÅŸtığında idrara çıkmaya baÅŸlar ve gebeliÄŸin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluÄŸunun saptanmasına dayanır. ÇeÅŸitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına baÄŸlıdır.
Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliÄŸi üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduÄŸu durumlarda hata oranının %50′lerde olabileceÄŸini göstermektedir (”Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliÄŸi saptayamaması ÅŸeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür).
Laboratuvarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesinin beşinci gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.
Kan testi (beta HCG):
İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluÄŸunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandaki seviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının baÅŸladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliÄŸin tanısı konabilir, ya da gebelik oluÅŸmadığı yönünde kesin karar verilebilir.
ULTRASONLA GEBELİK TANISI
Adet gecikmesi bir haftayı geçtiğinde gebelik testi yapılmaksızın vajinal ultrasonla gebelik tanısı konabilir. Abdominal (karından bakılan) ultrasonla ise adet gecikmesi en az 10 gün olmalıdır.
katagori adı Gebelik & Bebek | henüz yorum yapılmamış »
Pazar, Aralık 27th, 2009 4 views
TELENJEKTAZİ ve VARİKÖZ VENLER
Cilt yüzeyindeki küçük damarların genişlemesine telejektazi yani spider van diyoruz.En sık yüz ve bacak olmak üzere tüm vücutta görülebilir. Sağlık açısından ciddi risk oluşturmaz ancak bazen venöz (toplardamarın) yetmezliğin bulgusu olabilir ve uzun ayakta kalma dönemlerinden sonra bacaklarda ağrı yapabilir. Variköz venler, ven (toplardamar) duvarındaki zayıflamalara bağlı genişleme ve şişmelere denir. Bunlara bağlı ciddi sağlık problemleri olabilir (tromboflebit, ödem, ağrı, trombüs, ülser oluşumu…) Damarlarda görülen bu sorunların gerçek sebebi bilinmez. Bayan hastalarda daha sıktır. Gebelik, hormonal durum, dolaşım bozukluğu ve damar zedelenmesi, güneş ışınları, aşırı kilo alımı, alkol ve ilaç kullanımı, dar giysiler giyilmesi ve genetik yatkınlık önemlidir.
TELENJİEKTAZİ OLUŞMASINI ENGELLEMEK İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER
* Düzenli yürüyüşler yapmak,
* Uzun süre ayakta kalmamak,
* İstirahat ederken ayakları yukarı kaldırmak,
* Tuz ve yağdan fakir gıda almak
* Sıkı giysiler yüksek topuklu ayakkabılar giymemek
* Varis çorapları kullanmak
* Bol su içmek
* Ağır kaldırmamak
* Aşırı sıcak banyo yapmamak
* İdeal kiloda olmak
TELENJİEKTAZİ TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER
Skleroterapi
Çok ince iğnelerle genişleyen damar içine ilaç enjeksiyonu yapılır. Damar tıkanır ve zamanla vücut tarafından yok edilir. Tedavi kısa sürer kolay uygulanır, sonrasında bandaj kullanılır. Skleroterapide hastanın durumuna göre tekrarlayan seanslar gerekebilir. Tedavi sonrasında yeni damar genişlemeleri, cilt lekeleri, enfeksiyon ve ağrı problemleri oluşabilir.
Cerrahi Tedavi
Daha büyük ülserleşmeye ve kanamaya eğilimli damarlarda tercih edilir.
Elektrik Tedavisi
Çok ince uçlu bir iğneyle damara girilerek düşük elektrik akımı verilir ve damar yakılır.
Lazer – Ipl
Yüz ve vücuttaki küçük damarların tedavisinde kullanılır. Lazer ışığı istenmeyen damarda ısı yoluyla hasara neden olur ve damar kaybolur. En kolay ve risksiz tedavi yöntemidir hasta işlem sırasında hafif rahatsızlık hisseder tedavi süresi çok kısadır.
Lazer IPL tedavisi sonrasında bölgede kızarıklık ve morarma ve cilt lekeleri olabilir. Damarın büyüklüğüne ve yerine göre tekrarlayan seanslar yapmak gerekebilir.
İdeal bir tedavi yoktur. Tedavi planı hasta muayene edildikten sonra kararlaştırılır bazen tedavileri kombine etmek gerekebilir.
katagori adı Kadın SaÄŸlığı, SaÄŸlık | henüz yorum yapılmamış »
Pazartesi, Aralık 14th, 2009 2 views
Vücüt hatlarınızı güzelleştirmek istiyorsanız detoks banyosu yapmayı deneyebilirsiiniz. Banyonun sıcaklığıyla birikmiş olan asitler harekete geçerek üst yüzeye çıkıyor ve cildimiz gerginleşiyor. vücudumuzu kendisi için gerekli mineralleri sudan alıyor ve toksinleri suya bırakıyor. Bunu anyo sonrası su yüzeyinde beliren renktende kolayca anlayabilirsiniz.
Hazırlanışı : Detoks banyosunu hazırlamamız için hiç de zor değil. Deniz suyuyla banyo yapmak için küveti doldurduğumuz suya 1kg deniz tuzu katın. (aktardan veya kozmetik ürünleri satan mağazalardan deniz tuzu yada banyo tuzu bulabilirsiniz) böylece deniz suyunun zayıflatıcı etkisini küvetinizde yaratmış olursunuz. Detoks etkisini arttırmak istiyorsanızbanyo fırçasıda kullanabilirsiniz. Vücudunuzda fırça ile dairesel hareketler çizerek, aşağıdan yukarıya doğru masaj yapmalısınız. Masajın etkisi kan dolaşımınızı hızlandıracaktır.
katagori adı Güzellik | henüz yorum yapılmamış »